Çalıkuşu şiirleri,çalı kuşu replikleri,en anlamlı çalı kuşu replikleri bizim sitemizde sizler için hazırlandı.

Feride: Babam annemin gidişini.. Ölümün telafisi mümkün olmayan bir hata olduğunu izah edebilseydi eğer.. Ben kayısı ağaçlarıyla, boşlukları doldurmazdım. Anne ektik sanıyordum toprağa. Dünyanın bütün anneleri bana kızım desin diye.

Feride: Gözü annesinin helvasında kalan bir kız çocuğuyum ben. Annemin yüzünü gittiği gün unuttum. Oysa sabaha kadar onun solmuş yüzüne bakarak uykuya daldığımı biliyorum. Kim siliyor bu hatıraları kafamızın içinden, gözlerimizden.. Kim?

Feride: Ben galiba balıklar gibi bir göl içinde doğdum. Yahut yabani otlar gibi toprakta türedim birdenbire. Unutmuş değilim lakin hatıralar paramparça. Bir de şu içimdeki telafisi mümkün olmayan sızı olmasa.. Büsbütün öksüzdüm. Büsbütün yetim. Ben o sızıyı anne baba bildim. Allah, acı çekebilme kabiliyetimden razı olsun, benim.

Feride: Annem ve babam beni terk edip gittiğinden beri sevilmeye layık olmadığımı düşünüyordum esasen. Öyle ya, yıldızlara birlikte baktığın biri gittiyse, herkes niye dursun?!

Feride: Bütün kızlar onun gönlünü çelebilmek için rekabet halindeydi. İçlerinden biri en çok sevendi muhakkak. Ve muhakkak ki o, en çok seveni elemişti. Mühim olan katılmak mıydı?

Feride: Göz göze gelmemek neyi ispat eder, sevmediğimi mi? Ne delilik!

Feride: Madem ki seni seviyorum canına okumam hak. Madem ki beni sevdin tüm kutsal kitaplarda ki türlü belalar sana müstehak..

Kamran: Daha o gün anlamıştım Feride, ben ömrümce seninle sınanacaktım. Çünkü insan daima en sevdiğiyle sınanır.

Kamran: Sen koca yalnızlığı, bense sensizliği bardak bardak içecektim ..

Kamran: Derler ki; “Aşk birine seni yok etme kudreti verip, onu kullanmama hususunda ona itimat etmekmiş.” Bana bu kudreti ne vakit verdin sen Feride? Bilebilseydim keşke. Korkuyordum senden, ödümü patlatıyordu içime işlemen. Tehlikeli bir oyundu bu.. İkimiz de kanmaya hazır değilmiydik bu yalancı bahara.. Ya çiçeklenirsek Feride, kim solduracaktı bizi birbirimizden başka?

Feride: Tembelim ben .. Öfkesini nefrete dönüştüremeyecek kadar da rahatına düşkün. Kin de tutamam; unuturum, sıkılırım. Uykum gelir bir kere.

Kamran: Sana ihanet etmiş sayılmam için hakikatte sevgili olmamız gerekiyor. Ne bileyim; incinince nasıl baktığını, kaçmaya çalıştığında boynunu nasıl kaşıdığını, köşeye sıkışıp edecek iki kelam bulamadığında görünmez olmak için o elbisenin yakalarıyla oynadığını, uçuşan çiçek tozları yüzünden hapşırdığını, yine de en çok ilkbaharı sevdiğini lakin üşüdüğünü, yaz kış mütemadiyen üşüdüğünü, çayına beş kaşık şeker attığını ..
Hakikatte sevgili olmamız için benim bütün bunları biliyor olmam lazım Feride ..

Feride’nin okuduğu Şiir;

Aç gözlerini!
Kıyamet kıyam olsun!
Ölmek dediğin dirilmeye eş değil mi?
Kıyam uyanmaksa, son dediğin o fazladan iki harf mi yani?
Ah o iki harf!
Ah o yaramaz küçüldükçe büyüyen et!
Ruhum Yaradanınsa sen al etimi, etine şifa et.
Yeter ki uyan bu kan uykulardan,
Uyan ki Yaradana şahitlik et.

Sevmedim, bu denizi, tuzu ..
Derimi kavurdu geçti.
Sevmedim bu karanlığı ..
Gözümün ferini aldı gitti.
Sevmedim ben gitmeleri senden.
Sevmedim kaybetmeyi ben, sevmedim bu vedayı.

Canımdan öte can yanı başımdayken, aç gözlerini ziyadır göreceğin.
Kamaştırır ama geçer.
Kısacık bir bebek çığlığıdır şimdi hayat.
E kolay mı başlamanın yükü bu ufacık bir omuza konmuş heyhat!
O omuz ben olurum istersen,
istersen yaren istersen yoldaş.
Bak ettik mi sana iki başlı dev.
Şimdi bir omuz iki baş.

Gölgesi serin,
kökleri derin mi derin bir ağaç oluğunun,
o günlerin hatırına beraber gidelim.
Küçücük elimin avucunda kaybolduğu uykumun olmadığı o zamana ..

Kamran;Yaşım on iki
Göbek adım Sıntır
Nerde usul usul yanan bir mum görsem ağlayasım gelir
Mumlar ayna gibidir , bana çaresizliğimi hatırlatır
Bazen derim ki kendi kendime, Ulan Sıntır
Böyle yavaş yavaş eriyeceğine birden alev alıp yansan ya..
Çalıkuşu o zaman dönüp bakar sana
O ışıklı, pırıltılı şeyleri pek sever
Belki o zaman seni de sever…
Benim kafamda bir ülke var
Kimselerin bilmediği…
Küçük , sıcak bir evim var orda
Edip Abi dedi, ‘evim var’ deyince hanımlar ‘evet’ diyormuş..
Bahçesinde günebakanlar var
Hem de boy boy..
Bu aklı da Edip Abi verdi:
Çiçek seven erkekleri hanımlar pek bir beğenirmiş…
Ilık rüzgarlarım var
Perdeleri uçuşturan..
Camın önünde sen varsın…
Edip Abi dedi ki: İyi düşünelim iyi olsun
İşte sen orada beni bekliyorsun…
Burnuma nefis kokular geliyor
Donatmışsın masayı
Sofra da sofraymış haa..!
Bunu da Edip Abi’nin bi şiirinden aşırdım…
Solumuzda soba
İçinde patates, ayva..
Evimiz , yuvamız
Seninle ben sıcacığız..
Güneşin kalbinde yalnızca sen ve ben
Mütemadiyen yanmadayız..
Bu son kelime kafiye
İmza: Seni iki kolunun uzunluğundan bile daha kocaman seven “BEN”.

Sitemize destek için etrafınızdakilere bizden bahsetmeyi unutmayın “teşekkürler”.

 

Duygusal Sözler Yaz


| toplist