degisik kız isimleri

En Güzel Değişik Kız İsimleri 2016 için konumuzu takip edebilirsiniz. Ayrıca daha yeni isimleri de sitemizde 2017 yılı için de koyacağız bunu da takip ederek okuyabilirsiniz.

Afitap: Güneş / Çok güzel
Afşar: Atak, uyumlu, Oğuz boylarından birinin adı (Avşar)
Ahsen: En güzel, çok güzel
Ahu: Ceylan / Maral
Ajda: Üzeri çentik çentik, diş diş olan şey
Akgül: Beyaz gül, gül gibi
Akgün: Aydınlık gün
Alev: Ateşin çıkardığı
Alçin: Kırmızı renkli küçük bir kuş türü
Aliye: Yüce, yüksek
Altın (Altun) : Değerli bir metal (paslanmayan, en iyi iletken)
Altan: Kızıl şafak
Arzu: İstek, özlem eğilim
Asiye: Acılı kadın / Direk
Aslı: Kerem ile Aslı hikâyesindeki sevgili
Aslıhan: Kökeni soylu, han soyundan
Asude: Sessiz, sakin, dinlendirici
Asuman: Gök, gökkubbe, sema
Asya: Yeryüzü’nün anakaralarından (kıta) birinin adı
Aşkın: Aşmış, ileri, üstün / Senin aşkın
Atıfet: Allah’ın lütfu
Aybüke: Eski Türk kadın isimlerinden
Aycan: İçi aydınlık
Ayça: Hilâl, ayın ilk günlerindeki hali
Ayçin: Ayçın, ay gibi, aya benzer
Aydan: Aya benzer, ay gibi
Ayfer: Ay ışığı
Aygen: Gönül dostu
Aygül: Ay gibi güzel ve parlak renkli
Ayla: Kadın, eş, zevce / Ay’ın çevresindeki ışıklı daire
Aylin: Ay’ın çevresinde görülen ışıklı daire
Aynur: Ay gibi ışıklı
Aysel: Ay gibi parlak ve güzel
Aysu: Ay gibi berrak su
Aysun: Ay gibi güzel ve parlaksın
Ayşe: Yaşam, dirlik
Ayşegül: Güleç, güler yüzlü
Ayşen: Ay gibi neşeli, parlak ve aydınlık
Aytaç: Ay gibi taçlı
Ayten: Ay gibi beyaz tenli
Azime: Azmeden, yapmak için kesin kararlı / İri, kemikli yapılı
Azize: Onur sahibi, yüce, ermiş
Azra: Bakire, el değmemiş
Ateş: Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması
Ayşan: Şanı ay gibi parlak olan
Asena: Türk Mitolojisi’nde Ergenekon Destanı’nda adı geçen dişi kurt
Aytül: Tül gibi şeffaf ve ince ay ışığı gibi parlak
Ayfer: Ay ışığı

B

Bahar: Doğanın canlandığı mevsim
Bahriye: Donanma ve denizle ilgili
Banu: Ev kadını, bayan
Başak: Tahılların tanelerinin bulunduğu kısım
Bedia: Güzellik, üstün değerli olan
Bedriye: Ay’ın 14. geceki haliyle ilgili
Begüm / Begün: Saygıdeğer kadın
Behice: Şen güleryüzlü
Behiye: Güzel ve alımlı kadın
Belgin: Açık, belirli, farkedilen
Belkıs: Yunanca asıllı olup Arapça’ya geçen tarihi bir isim
Benan: Parmakla gösterilecek kadar güzel
Bengi: Sonsuz, sonsuzluk
Bengisu: İnsana ölümsüzlük verdiğine inanılan su
Bengül: Üzerinde benekler bulunan gül
Bensu: Su gibi aziz benlik
Beria: Güzellik ve olgunlukta akranlarından üstün olan
Berin: Manen çok yüksek
Berna: Genç, delikanlı
Berrak: Temiz, saf, arınmış
Berrin: Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı
Betil/Betül: Temiz, iffetli
Beyhan: Bey soyundan
Beyza: Beyaz, en beyaz
Bihter: En iyi
Bilge: Çok bilen ve bildiklerini başkalarının yararına sunan
Billur: Pek duru ve temiz cam
Binnaz: Çok nazlı
Binnur: Çok nurlu
Birgül: Tek ve benzersiz gül
Birsen: Yalnız sen anlamında
Birsu: Özel bir su, biricik su gibi
Buket: Çiçek demeti
Burçak: Tohumları kullanılan bir bitki türü
Burçin: Dişi geyik
Burcu: Güzel ve etkileyici kokunun salgılanışı
Büşra: İyi haber
Berra: Bereketli olan

C-Ç

Cahide: Çalışan, çaba gösteren
Canan: Sevgili, yâr
Cansu: Cana benzer değerde
Cemile: Hoşa giden davranış
Cemre: Önce havada, sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık
yükselişi
Cennet: Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer
Ceyda: Yararlı, herkese iyilik yapan
Ceylan: Geyik cinsinden gözlerinin güzelliğiyle ünlü hayvan
Cilvenaz: Nazı özellikle yapan / Cilveyle nazı birarada bulunduran

Çağla: Badem, erik ve kayısı gibi meyvelerin ham hali
Çağrı: Davet
Çiçek: Bitkilerin üreme organlarını taşıyan renkli bölümü
Çiğdem: Zambakgillerden bir tür kır bitkisi
Çolpan: Gözleri uzağı iyi gören, ileri görüşlü

degisik kız isimleri

degisik kız isimleri

D

Damla: Bir sıvının küçük parçacığı
Defne: Yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir ağaç türü
Demet: Sapları bir araya getirilip bağlanan bitki ya da çiçek
Deniz: Yeryüzü’nün 3/4’ünü oluşturan tuzlu su tabakası
Derya: Deniz, çok bol, gönül
Destan: Kahramanlık olaylarını konu alan şiir
Deste: Cinsleri aynı ya da birbirine yakın şeylerin bir arada bağlanması
Didem: Dide: Göz / Didem: Gözüm
Dilan: Gönül dostu, gönüldaş
Dilara: Gönül alıcı, sevgili
Dilhan: İçten, gönülden söyleyen
Dilek: İstek, arzu
Dilruba: Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan
Döndü: Henüz evlenmemiş kız
Duygu: His, gönülde uyanan yankı ya da tepki
Dünya: Yeryüzü
Dürdane: İnci tanesi
Dürriye: İnci gibi parlayan
Dicle: Güneydoğu bölgemizde bir nehir
Dolunay: Ay’ın tam olarak görünen biçimi
Destan: Dilden dile anlatılan efsanevi hikâyeler
Diclehan: Dicle ve han kelimelerinden oluşan isim
Dilberay: Ay gibi güzel kadın

E

Ebru: Kaşe / Hare gibi dalgalı kumaş
Ece: Reis / Ulu / İleri gelen
Eda: Anlatış yolu ve biçimi / Sevimli olma hali
Ela: Sarıya çalan kestane rengi
Elçin: Deste / Demet / Bir kerede ele alınabilecek kadar az olan nesne
Elif: Arap Alfabesi’nin ilk harfi / Dost, tanıdık / Işık saçan güzel kız
Elmas: Billurlaşmış karbondan oluşan sert değerli taş
Elvan: Renkli, renk renk / Güzel kokuların yayılması
Emel: Güçlü istek / Umulan ve beklenen şey
Emine: Güvenilir, inanılır kimse
Enise: Sevimli / Dost / Cana yakın arkadaş
Esen: Sağ salim, rahat, mutlu sağlıklı
Eser: Rüzgârın esmesi / Ortaya konan yapıt
Esin: Rüzgâr / İlham / İçe doğan duygu ve düşünce
Esma: Adlar, isimler
Esmeray: Ay güzelliğinde esmerlik
Esra: Arapça seri kelimesinden (ardarda sıralanan)
Ecem: Kraliçem, benim sultanım

F
Fadime: Fatma adının bir söyleniş biçimi (Fa-tı-ma)
Fahriye: Bir işi çıkar beklemeden yapan
Fahrünissa: Övünülecek değerde kadın
Fatma: Sütten kesme / Aslı Fatima
Fazilet: Erdem / İyi huyların tümü
Fehime: Anlayışlı, çabuk kavrayan
Ferah: Bol, geniş / Rahatlık veren / Gönlü şenlendiren
Feray: Aydınlık, parlak
Ferda: Yarın / Gelecek zaman / Mecazi anlamda kıyamet günü
Feride: Tek, eşsiz, benzeri olmayan
Feriha: Sevinçli, ferah
Feyza: Başarılı, refah içinde, mutlu
Fidan: Ağaçların genç ve yeni yetişeni
Figen: Çiçek demeti / Gölge yapan, gölge düşüren
Fikriye: Düşünce ile fikir ile ilgili
Filiz: Ağaçtan süren taze dalcıklar
Firdevs: Cennetteki altıncı bahçenin adı
Fulya: Nergislerden soğan köklü bir bitki
Funda: Küçük çalılık / Süpürge otu
Füruzan: Çok parlak, parlayıcı, aydınlık
Füsun: Efsun / Büyü, sihir
Fatmanur: Fatma ve nur kelimelerinden türetilen isim

G

Gamze: Çene ya da yanakta gülümserken beliren çukurluk
Gaye: Amaç, erek, varılmak istenen hedef
Gizem: Sır, bilinmeyen şeyler, esrarengizlik
Gonca: Açılmamış, tomurcuk halinde gül
Gökben: Özü genç olan
Gökçe: Sevimli güzel / Gök rengi, mavimsi
Gökşin: Gök gibi mavi gözlü / Sonsuz mavi derinlik
Gönül: Kalp, eğilim, sevgi, arzu, heyecan gibi duyguların bulunduğu yer
Gözde: Göze girmiş, sevilip beğenilen
Gül: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeği
Gülbahar: Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızı boya
Gülben: Ben, gül’üm anlamında
Gülçin: Gül derleyen, gül toplayan
Gülden: Gül gibi, güle ait, gülden yapılmış
Güldeste: Gül destesi
Gülendam: Gül gibi endamlı, zarif görünümlü
Gülfem: Gül dudaklı, gül ağızlı
Gülşah: Gül dalı, güllerin kraliçesi
Gülşen: Gülistan / Gül bahçesi
Gülgün: Gül renginde, kırmızı, pembe
Gülhanım: Gül gibi güzel kadın
Gülistan: Gül bahçesi
Güliz: Gül gibi güzel iz bırakan
Gülizar: Gül yanaklı
Güllü: Güzel kadın / Gülü olan
Gülnaz: Gül gibi ince ve narin
Gülpembe: Gül pembesi / Gül gibi pembe yanaklı
Gülriz: Gül saçan, gül serpen
Gülsen: Gül gibi güzel
Gülsüm: Yuvarlak yüzlü, güzel
Gülsün: Yaşam boyu yüzü hep gülsün anlamında
Gülten: Gül gibi pembe tenli
Gün: Gündüz vakti / Aydınlık
Günay: Aydınlık gün
Güneş: Kendi sistemi içindeki gezegenlere ısı, ışık veren gök cismi
Güner: Güneşin doğma zamanı, fecr
Güngör: İyi günler yaşa anlamında
Gürcan: Herkesi seven, özveride bulunan
Güven: Birşeyden beklenen niteliğe inanıp ona göre davranmak
Güzide: Seçkin, seçme, seçilmiş
Güzin: Seçici, beğenici
Göknur: Nurlu, ışıklı, aydınlık gökyüzü
Günnur: Güneş ışığının aydınlığı, nuru
Gülcan: Gül gibi güzel, canlı

erkek_ve_kiz_bebek_cocuk_isimleri_dini_en_populer_guzel_modern_isimler_anlamlari_ile_birlikte_2014_1
H

Habibe: Seven, sevgili, dost
Hacer: Taş, kaya parçası, çakıl
Hafize: Koruyucu, esirgeyici
Hale: Ay’ın çevresinde görülen ışıklı halka
Halide: Sürüp gelen, sürekli, geç yaşlanan
Hamide: Şükredici, hamd edici
Hamiyet: İnsanın aile ve ülkesini koruma çabası, iyilik severlik
Handan: Gülen, şen
Hande: Gülüş, gülme / Alay etme, eğlenme
Hanife: Allah’ın birliğine inanan, iman eden
Hanım: Soylu kadın, bayan
Harika: Eşyanın tabiatı dışında, doğa üstü, garip şey, olağanüstü
Hasibe: Kişisel değeri olan, ünlü soydan gelen
Hatice: Erken doğan kız çocuğu
Havva: Allah’ın yarattığı ilk kadın
Hayal: İnsanın beyninde kurduğu düşünceler, kesitler, olaylar
Hayat: Yaşam, doğumdan ölüme kadar geçen süre
Hayriye: Hayırla, iyilikle ilgili
Hayrünissa: Kadınların hayırlısı
Hazal: Haz duy, tad al anlamında
Hazan: Güz, sonbahar
Hediye: Armağan, bahşiş
Hilal: Gül yanaklı
Huri: Cennet kızı, melek
Huriye: Melekle ilgili, melek gibi
Hülya: Kuruntu, hayal
Hümeyra: Aklık, beyazlık
Hüner: Marifet, beceri, herkesin yapamadığı şeyleri yapmak
Hürrem: Sevinçli, hoş vakit geçiren
Hürriyet: Özgürlük
Hüsniye: Güzellikle ilgili, güzelliğe ait
I-İ

Işık: Cisimleri görmemizi sağlayan fiziksel erke
Işıl : Işıklı, parıltı
Işılay : Ay ışığı
Işın : Bir ışık kaynağından çıkıp giden ışık çizgisi
Itır: Güzel koku / Çiçek

İclal: Azamet, büyüklük, ağırlama, ikram
İdil : Kır yaşamını anlatan kısa şiir ya da yazı
İffet: Temizlik, namuslu olmak
İkbal: Baht açıklığı, işlerin doğru gitmesi
İlayda: Su perisi
İmran : Bayındırlık, mutluluk, bolluk, bereket
İnci: İstiridyede oluşan küçük değerli süs tanesi
İpek: İpekböceği kozası çözülerek çıkarılan ince parlak tel
İrem: Cennet / Şam ya da Yemen’de bulunduğu ileri sürülen eski ünlü bahçe
J-K

Jale: Kırağı, çiğ, şebnem
Jülide: Karışık, dağınık saç

Kader: Değişmez bir karar ile iyilik ya da kötülük hazırladığına
inanılan olağanüstü güç
Kadriye: Değerle ilgili / İtibar, onur
Kamelya : Çaygillerden, pembe ya da beyaz çiçek açan bir bitki
Kamile : Bütün, tam, eksiksiz, olgun
Kamuran : Dileğine kavuşmuş olan
Kevser: Cennette bir akarsuyun adı
Kezban: Aslı Kedbanu / Vekilharç kadın (evi çekip çeviren)
Kumru: Güvercine benzeyen bir kuş türü
Kısmet : Talih, nasip, kader
Kıymet: Değer, paha, bedel
Kiraz: Gülgillerden bir meyve ağacının sulu, tek çekirdekli meyvesi

L

Lale: Yaprakları uzunçiçekleri kadeh biçiminde çeşitli renkleri olan
soğanlı bir süs bitkisi
Lamia: Parlak, parlayan
Latife : Yumuşak hoş nazik / Espri şaka
Leman : Titrek / Parlamak / Ekin toplamak
Lerzan: Titreyiş, titrek
Leyla: Uzun ve karanlık gece
Lütfiye: İyi muamele, güzellik ve hoşlukla ilgili

M

Macide: Şan ve şeref sahibi
Makbule: Alınan, kabul olunan, beğenilen
Manolya : Güzel kokulu beyaz çiçekler açan ağaç
Mediha : Medhedilmiş, övünülmüş, beğenilen kadın
Mefkure: Ulaşılmak istenilen en yüce amaç
Mehpare: Ay parçası
Mehtap: Ay ışığı, dolunay
Mehveş : Ay yüzlü, ay gibi güzel
Melahat: Güzellik, güzel yüzlülük, yüzünde tatlı ifade olmak
Melda: İnce ve taze vücutlu
Melek: Allah ile insanlar arasında aracılık yapan manevi yaratık
Meliha: Güzel, şirin
Melike : Kadın hükümdar
Meltem: Yazın, karadan denize doğru esen mevsim rüzgârı
Menekşe: İnce saplı, ufak, mavi çiçekli, güzel kokulu bitki
Meral (Maral): Meral (maral), dişi geyik
Meriç: Bulgaristan’la olan sınırımızda bulunan bir nehir
Merih: Dokuz gezegenden biri (Mars)
Merve: Mekke yakınlarında bir dağ
Meryem: Dinine bağlı kadın
Mihriban: Seven, şefkatli
Mine: Maden eşya üstündeki renkli sır tabakası
Miray: Yılın ilk aylarında doğan / Güneş gibi, Ay gibi parlayan
Mualla: Makam ve rütbece yüksek olan
Müberra: Aklanmış, temize çıkarılmış
Mücella: Parlak, cilalanmış
Müesser: Eser bırakan, eser sahibi
Münevver: Aydınlatılmış, parlak ışıklı, bilgili
Müşerref: Onurlandırılmış, şerefli kılınmış
Müge: İnci çiçeği
Muhterem: Saygın, saygıdeğer
Müjde: İyi haber, sevinçli haber
Müjgan: Kirpik
Mukadder: Kade, alın yazısı
Mukaddes: Kutsal olan, mübarek olan
Mükrime: İkramı bol olan
Münire: Işık veren, aydınlatan
Mürüvvet: Kişilik, şahsiyet, insanlık
Munise: Sıcakkanlı, sevimli
Muzaffer: Zafer kazanan, üstün gelen
Müzeyyen: Süslü, süslenmiş, bezenmiş

N

Naciye: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
Nadide: Görülmemiş görülmedik, ender bulunan
Nadire : Az bulunur, seyrek, ender bulunan
Naşide : Şiir söyleyen, şiir okuyan
Nalan : İnleyen, feryat eden
Naz: Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış
Nazan: Nazlanan, işve yapan, cilve yapan
Nazlı: Naz eden, cilveli, işveli
Nazmiye : Vezinli ve kafiyeli sözle, nazımla ilgili
Nebahat: Onur, şeref, ün
Necla: Çocuk, evlat, oğul, kuşak, sülale, nesil
Necmiye: Yıldızlarla ilgili, yıldızlara ait
Neşe: Sevinç, gönül ferahlığı
Nergis: Çiçekleri ayrı ayrı ya da bir kök üzerinde sarı ve beyaz renkte
bir bitki
Neriman: Pehlivan, yiğit
Nermin : Yumuşak
Neslihan: Han soyundan gelen
Neslişah: Şah soyundan gelen
Nesrin: Bir tür yaban gülü
Nevin: Yeni
Nevra: Işıklı parlak, çiçek
Nezahat: İç temizliği, paklık
Nezaket: Naziklik, zariflik, incelik
Nezihe: Temiz, pak
Nida: Seslenme, çağırma, seslenen
Nigar: Resim, resim gibi güzel
Nihal: İnce ve düzgün vücutlu, fidan gibi
Nihan: Gizli, saklanmış, görünmeyen, sır, giz
Nilgün: Mavi renkte, çivit rengi
Nilüfer: Geniş yapraklı, durgun sularda yetişen bir su bitkisi
Nimet: İyilik, iyi bir yaşantı için gerekli şeyler
Nisa: Kadın
Nükhet: Güzel ve hoş kokulu
Nur: Işık, parıltı, aydınlık, Allah’ın gönderdiği ışık
Nural: Kutsal ışık
Nuran: Işıklı, nurlu, aydın
Nuray: Ay ışığı gibi nurlu
Nurcan: Işık canlı, can ışığı
Nurgül: Işıklı gül, gül gibi güzel ve aydınlık
Nurhan: Aydın hükümdar
Nuriye: Işıklı, ışıktan gelme
Nursel: Sel gibi ışık
Nurseli: Işık seli
Nursen: Işık gibi nurlu
Nurşen: Işık gibi şen ve güler yüzlü
Nurten: Teni ışık gibi beyaz olan

O-Ö
Olcay: Talih, baht, ikbal
Oya : Dantel, süs, küçük kız kardeş

Öykü : Hikâye, masal
Özden : Soyca temiz, köleliği olmayan
Özge: Başka, yabancı / İyi, güzel
Özlem: Hasret, birine ya da bir yere duyulan görme arzusu
Özlen: Görülmek istenilen ol, hasreti çekilen ol
Öznur : Gerçek ışık, ışığı özlü olan

P
Pakize: Çok temiz, hoş ve güzel
Pelin: Siyah ve beyaz renkte, acı kokulu bir tür bitki
Pelinsu : Pelin + Su
Pembe : Açık kırmızı renk
Peri : Çok güzel, çekici, dişi cin
Perihan: Peri padişahı, perilerin başı
Perran: Uçan, uçucu
Pervin: Ülker yıldız takımı (Süreyya)
Petek : Arı kovanı, bal mumundan yapılan hazne
Pınar: Suyun topraktan kaynayıp geldiği yer

R

Rabia: Dördüncü
Rahime: Acıyan, esirgeyen
Rahşan : Parlak, parlayan
Rana : Güzel, hoş görünen
Reyhan: Fesleğen, güzel kokulu bitki
Rezzan: Ağırbaşlı, vakur, ciddi
Ruhsar : Yanak, yüz, çehre
S

Saadet: Mutluluk
Sabahat / Sebahat: Güzellik
Sabiha : Yüzen, yüzücü, güzel şirin, hoş
Sabite : Yerinde duran, kımıldamayan
Sabriye : Sabırlı, sabırla ilgili
Sacide: Secdeye varan, yere yüz süren
Safiye: Katıksız, katışıksız, saf
Saime : Oruç tutan, oruçlu
Sakine: Oynamayan, kımıldamayan, durgun
Saliha: İyi, yarar, yetkili, hakkı olan
Salime: Eksiksiz, sağ, sağlam
Samime: Bir şeyin temeli, en köklü yeri
Seçil: Beğenilen, seçilen
Seda : Ses
Sedef: Midye ve istiridye gibi hayvanların beyaz ışıltılı parlak kabuğu
Seher: Tan ağartısı, ortalığın aydınlandığı an
Selda: (Seldağ) Dağ seli, dağdan inen sel
Selen: Haber, havadis, kulakla duyulan, işitilen
Selin: Senin Sel’in, sana ait sel
Selma: Doğru ve iyi yolda, selamette olma
Selvi: Yaz-kış yeşil kalan ince uzun bir ağaç
Sema: Gökyüzü
Semahat: Cömertlik, el açıklığı
Semiha: Cömert gönüllü, eli bol
Semiramis: Asur kraliçesinin adı
Semra: Esmer
Seniha: Yüce, yüksek
Serap: Çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanılması
Sertap (b): Ser +Tab / Pırıltılı baş, ışıltıların başı
Seren: Yelken gerilmek üzere direğe çapraz takılan ağaç
Serpil: Serpilmiş, gelişmiş
Sevda: Aşk, sevgi, tutku, tutkunluk
Sevgi: Aşk, sevme duygusu
Sevil: Sevgiye değer, sevilen
Sevim: Birine yakınlık duymak, sempati
Sevinç: Neşe, iç ferahlığı
Sevtap: Aşırı, tapacak kadar sevgi duyan
Seval: Severek alınan
Seyhan: Kentten kente yolculuk
Seyyal: Akışkan, sıvı, yerinde duramayan
Sezen: Sezgisi güçlü olan
Sezer: Sezgisi güçlü olan
Sıdıka: Çok içten ve doğru kimse
Sıla: Gurbete çıkanın doğup büyüdüğü yer
Sibel: Bulutla yer arasında yere düşmeyen yağmur damlası / Buğday başağı
Sinem: Benim tenim, benim vücudum, göğsüm
Solmaz: Güzelliğini, tazeliğini uzun süre koruyan
Sonay: Yılın son ayı
Songül: Son açan gül
Sonnur: Son ışık
Suat: Mutlu, mutlulukla ilgili
Sultan: Hükümdar ailesinden, anne, kız kardeş
Suna: Boylu poslu endamlı / Erkek ördek
Sunay: Aysun
Suzan: Adak ayı
Sühandan: Güzel konuşan
Süheyla: Güney yönünde görünen parlak yıldızlar
Ş

Şadiye: Sevinç, neşe, mutluluk
Şahika: Yüksek, yüce, dağın zirvesi
Şaziment: Allah’ın adamı, Allah’a ait olan, O’nun yolundan giden kişi
Şaziye: Özellikleri kimseye benzemeyen
Şebnem: Çiğ, gece nemi, jale
Şefika: Şefkatli, acıması, esirgemesi bol olan
Şehnaz: Doğu müziğinde bir makam / Çok nazlı
Şehrazat (d): 1001 gece masallarında bir masal kahramanı kadın
Şelale: Büyük çağlayan, akarsuyun yüksekten yere düştüğü bölümü
Şenay: Mutlu geçen ay
Şengül: İnsanın içini açan gül / Hep şen olup, hep gülmek
Şennur: Işık saçan, neşe saçan
Şermin: Utangaç
Şeyda: Çılgın, deli divane
Şeyma: Eski Türk adlarından
Şevval: Arap takviminin onuncu ayı
Şölen: Eğlence, kutlama, şenlik
Şükran: İyilik bilme, minnettarlık
Şükriye: Görülen iyiliğe karşı şükretmek, hoşnut olmak
Şule: Alev, ateş alevi

T-U

Tansu: Şafak rengi vurmuş su
Tanyeli: Şafak vakti esen rüzgâr
Tayyibe : İyi, hoş, çok temiz
Tennur : Teni nurlu, aydınlık olan
Tezer : Çabuk ve erken
Tuba / Tuğba : Cennette var olduğuna inanılan ağaç
Turna: Avrupa ve Kuzey Afrika’da yaşayan göçmen kuş türü
Tülay: İncelikle, düşünce ile ilgili
Tülin : Ayna
Türkan: Hakana saltanatta ortaklık eden eşi
Tünay / Tunay: Mehtap, ay ışığı, gece görülen aydınlık

Ulviye: Yüce, yüksek, gökle ilgili

Ü-V

Ülfet: Alışıklık, dostluk, yakınlık duymak
Ülker : Gökyüzünün kuzey kıyısında bir yıldız takımının adı
Ülkü : Ancak düşüncede var olan şey
Ümmiye : Okur yazar olmayan kadın
Ümran: Mutluluk bolluk bereket / Bayındırlık
Vahide: Tek, bir
Verda: Verdane (merdane Osm.) / Verd (Ar.)’den Verda, gül anlamında
Vesile : Yol, araç, bahane
Vicdan : Kişiyi davranışları hakkında yargıya iten güç
Vildan : Kullar, köleler / Yeni doğmuş çocuklar
Vuslat : Kavuşma, yetişme, ulaşma

Y

Yakut: Alüminyum oksit yapısında, parlak kırmızı renkli, değerli taş
Yaprak: Ağaç ve bitkilerin yeşil kısımları
Yasemin : Yaprakları tek damarlı, beyaz kırmızı ya da sarı renkli
çiçekleri olan bir bitki
Yağmur : Havadaki su buharının su damlaları halinde yere düşmesi
Yazgülü : Yaz ve Gül tamlaması
Yelda: Uzun ve siyah / Yılın en uzun gecesi
Yeliz: Yel + İz, rüzgâr ve izi anlamında
Yeşim: Yeşil renkli değerli taş
Yeter : Kâfi, tamam, gereksinimi karşılayacak nitelikte olan
Yıldız: Güneş ve Ay dışında gökyüzündeki ışıklı cisimlerden her biri
Yonca: Birçok türü bulunan bitki
Yosun: Çiçeksiz bitkilerin, suların yüzünde ve dibinde bulunan bir türü
Yurdagül: Yurduna güller saçan, güzellik getiren
Yurdanur : Yurduna nur getiren
Yüksel: Özellikle manevi anlamda yüce ol

Z

Zahide: Dinin yasak ettiği şeylerden sakınan
Zehra: Beyaz ve parlak yüzlü olan
Zekiye : Aklı, zekâsı olan, çabuk kavrayan
Zerrin : Nergis
Zeynep : Değerli taşlar, mücevher
Zişan: Şanlı, ünlü, çok tanınmış
Ziynet: Süs, süs eşyası
Zübeyde : Öz, cevher
Zühal: Dokuz gezegenden altıncısı (Satürn)
Zühre: Çiçek açan / Çoban yıldızı (Venüs)
Zülal: Berrak, saf, tatlı, soğuk su
Züleyha: Hazreti Yusuf’un karısının adı
Zeliha : Züleyha’nın bir başka söyleniş biçimi
Zülfiye: Saçları çok güzel olan
Zümrüt: Yeşil renkli, değerli bir taş

Duygusal Sözler Yaz


| toplist